
And Outdoor için bu çekimi tek bir gerçek üzerine kurduk: Tekne hareket halindeyken, eller ıslakken ve deniz sertken ekipman “gerçekten” kendini gösterir. Bu yüzden yapay bir kurgu yerine, günün doğal akışını takip ettik. Buzluklar tekne üzerindeki düzenin kalbi oldu. Denizin köpüğü, ufuk çizgisi ve rüzgar hissi geniş planlarla hikayeyi kurarken, yakın planlarda kapak, kilit, yüzey dokusu ve kullanım izleri öne çıktı.
Anlatının ritmi “yükle, yola çık, kullan, toparla” şeklindeydi. Ürünü sadece dururken değil, hareketin içinde gösterdik. Deck üstünde alan yönetimi, pompa kurulumu, iç haznenin ıslak çalışma hali gibi anlar çekimin en inandırıcı kısmını taşıdı. Sıçrayan su, damlalar ve güneş yansımalarını estetik bir unsur gibi kullandık, çünkü dayanıklılık hissini en iyi onlar anlatıyor. Sonuç, ürün odaklı ama stüdyo gibi durmayan, gerçekten denizde geçen bir gün gibi akan bir set.